Uçaklar sık sık seyahat edenler ve özellikle uzun mesafe gidenler için vazgeçilmezdir. Kaza anında kurtulma olasılığı çok düşük olsa da kaza riski de oldukça düşüktür. Güvenlik de bu yüzden çok önemlidir. Yanlış giden bir durum bir çok insanın canına ve milyon dolarlar harcanan bu araçların çöp olmasına sebep olabilir.

Şimdi gelin birlikte muhtemelen sizin de inandığınız, uçaklarla ilgili uydurulmuş 5 efsaneye bakalım.

 

1. Güvenlik Kapısı Tehlikelidir.

Uçaklarla ilgili söylentiler

Basınçlı güvenlik kapısının bir insan tarafından, hatta birkaç insan tarafından açılması imkasız. Basınç farkı bu kapının bu kadar sıkı tutan şey. Herhangi birinin bu kapıyı açmayı denemesi için uçağın alçalması gerekiyor.

Birisi bu kapıyı açsa bile, bu uçağın parçalanacağı anlamına gelmiyor. Bazı yolcuların midesinin bulanmasına ve bilincinin kaybetmesine neden olabilir, fakat mesela Alaska Hava Yolları MD-80 model uçağında böyle bir durumda direk kabin basıncı boşalıyor ve uçak tek parça halinde kalıyor.

 

2. Hastalıklar Uçakta Yayılır.

Uçaklarla ilgili söylentiler

Mantıken baktığınız zaman, dolaşan havayı solumak potansiyel olarak hastalık yayıcı olabilir. Fakat ofisteki havayı solumak uçaktaki havayı solumaktan daha fazla hastalık riski oluşturur. Hatta bilinenin aksine uçaklarda her döngüde kabinin içine yenilenmiş taze hava verilir. Yani anlayacağınız uçaktaki dolaşan havayı soluyarak hastalık kapma ihtimaliniz neredeyse imkansız.

 

3. Emniyet Kemeri Tehlikelidir.

Uçaklarla ilgili söylentiler

Bazı insanlar uçaktaki emniyet kemerlerinin hayatta kalma şansını düşürdüğüne inanıyor. Fakat öyle değil. Olası bir kaza durumunda kemiklerin kırılmasını önlemek ya da kırılan kemik sayısını azaltmak için ve oluşabilecek diğer sakatlıkları önlemek için emniyet kemeri çok önemli.

Yalnız arkasına sığındıkları argümanlarının geçerli olduğunu söyleyelim, acil durum butonuna basmak için kemeri çözmeye çalışmak biraz uğraştırabilir. Fakat emniyet kemeri takmadığınız takdirde koltuğunuzdan fırlayıp başka birini ezmenizi göz önünde bulundurduğumuzda pek de tercih edilebilir bir şey değil.

 

4. Oksijen Maskeleri İşe Yaramaz.

Uçaklarla ilgili söylentiler

Yine bazıları oksijen maskelerinin yolcuları güvende hissettirmek için bir hile olduğunu düşünüyor. Fakat bu kesinlikle uydurma. Öncelikle, bu maskelerin işe yaramaması demek onlarca havacılık hukuku kanununa aykırı bir durum demek. Oksijen maskeleri düşündüğünüzden çok daha fazla işlev için kullanılıyor, sadece kaza durumunda değil.

Bazen 30 bin feet yükseklikte olabilirsiniz ve o yüksekliklerde düşük oksijen olduğu için oksijen maskeleri kullanılır. Örneğin Everest dağı’nın yüksekliği 29 bin feet ve oksijen eksikliği insanların bilinçlerini kaybetmesine neden olduğu için kötü şöhrete sahip. Yani uçakta ciddi yüksekliklere çıktığınız zaman bilincinizi kaybetmemeniz için bu maskeleri takmak zorundasınız.

 

5. Tuvaletler Havadan Boşaltılıyor.

Uçaklarla ilgili söylentiler

Bazıları uçaklardaki tuvaletlerin havadan rastgele boşaltıldığını söylüyorlar. Bunu söyleyenler aynı zamanda yerde bu atıklara maruz kaldıklarını da söylüyorlar. Bu söylentinin bu kadar yayılması Amerika Federal Havacılık Kurulu’nu konuyla ilgili bir açıklama yapmak zorunda bıraktı.

Kurulda, pilot için havadayken böyle bir şeyin teknik olarak imkansız olduğunu, atıkların kapalı bir sistem içinde boşaltma butonu olmadan tutulduğunu söylediler. Dahası da, böyle bir durumun zaten yasadışı olduğu. Eğer çok yüksekten düşen atıklar birine isabet ederse ciddi seviyede bir yaralanma oluşturabileceği ve bunun aynı zamanda önemli bir adli dava olabileceği belirtildi. Özellikle her gün yapılan uçuş sayısını göz önünde bulundurduğumuzda, böyle bir riski alabilecek havayolu şirketi olacağı pek ihtimal dahilinde değil.

DMCA.com Protection Status